Gezdim Gördüm ‘New York’

by

“Dünyaya Tepeden Bakmak” Amerika’nın ve dünyanın en kalabalık şehri olan New York, küresel kent olarak biliniyor. Dünyanın kültür başkenti sıfatını taşıyan kent, Birleşmiş Milletler Genel Merkezine ev sahipliği yapıyor.

Dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üzerine kurulmuş olan şehir, 170 dilin konuşulduğu bir göçmen kenti durumunda.

Amerika’daki kültürel hareketlerin doğum yeri olarak bilinen New York, edebiyat, müzik, resim, görsel sanatlar alanında hep ilkleri yaşamış.

Şehre gelenlerin ağırlıklı olarak gezdiği bölge Manhattan olarak bilinen bölge. Önceleri biraz karışık gelse de bölgenin düzenini kavradıktan sonra rahatça gezebiliyorsunuz. Sokaklar doğudan batıya doğru numaralanmış olduğundan, gezeceğiniz yerleri atlamadan görme imkanına sahipsiniz.

Hollandalılar tarafından kurulup, Birleşik Krallığın egemenliğinden, Amerika Birleşik Devletlerinin şehri haline gelen New York, her yıl milyonlarca ziyaretçinin akın ettiği bir yer.

11 Eylül 2001’de Amerika tarihinin en büyük terör olaylarına sahne olması bile, ziyaretçi sayısında azalmaya yol açmamış.

Uyumayan şehir olarak bilinen New York, 24 saat yoğun trafiği ile bunu ispatlamakta. Şehir, gidenlerin tekrar ziyaret etmek isteyeceği her şeye sahip.

Alışveriş, eğlence, gece hayatı, müzik, dans, doğal güzellikler, kültürel etkinlikler daha sayamayacağımız pek çok aktiviteyi bir arada bulacaksınız.

Sabah saatlerinde Van Gogh’un da muhteşem sanat eserlerini barındıran Modern Sanatlar Müzesi (MOMA) gezilebilir. Ardından içerisinde az bulunur el yazmalarının, dergilerin ve kitapların yer aldığı, dünyanın en iyi koleksiyonlarının sergilendiği Morgan Library & Museum gezilebilir. Metropolitan Museum of Art Müzesi tarih öncesinden günümüze kadar gelen sanat eserlerinden oluşan müthiş koleksiyonlarıyla dünyanın en güzel müzelerinden biri.

Amerika’nın en büyük Katolik katedrali olan St. Patrick’s Cathedral de muhakak görülmeli. Katolik Kilisesi’ne bağlı olan ve ne-gotik tarzda oluşturulan Aziz Patrik Katedrali, şehrin 5. Caddesi üzerinde bulunuyor. Dini özelliğiyle ziyaretçilerinde büyük bir intiba bırakan ve James Renwick Jr. tarafından dizayn edilen mimari yapıt, aynı zamanda New York eyaletinin Katolik Başpiskoposluk idare binası olma özelliğiyle de önem kazanıyor. 1878 yılında açılan Katedral’de devamlı açık olan canlı taş sergisi ise yapıtın şehirle olan bağını anlatıyor.

New York’un en yüksek gökdeleni olan ve aynı zamanda New York’un sembollerinden biri olan Empire State Building, 1930’larda inşa edilmiş ve bugüne kadar 110 milyondan fazla ziyaretçi ağırlamış olan bir bina. 102 katlı olan binanın 1576 adet merdiveni, gelen yerli ve yabancı tüm turistleri hayrete düşürüyor. Empire State Building şimdiye kadar bir çok filmde görülmüş, ama bunlardan en meşhuru King Kong Filminin finalinde ki dev gorilin uçaklarla savaştığı sahne. Muhakkak görülmeli.

Manhattan ve Brooklyn’i birbirine bağlayan, East River üzerindeki Brooklyn Bridge çok iyi fotoğraf veren New York Sembollerinden bir tanesi. 1883 yılında inşa edildiğinde, dünyanın en büyük çelik asma köprüsüymüş.

Times Square meydanı New York’un en meşhur noktalarından biri, özellikle geceleri ışıl ışıl olan Times Square’ de elektronik tabelalar adeta show yapıyor. 1904 yılının yılbaşı akşamı, Times Meydanı’na ismini veren New York Times’ın meydandaki yeni binalarına taşınmasının havai fişeklerle kutlanmasıyla yeni bir gelenek başlamış ve her yıl yılbaşı bu meydanda havai fişeklerle kutlanmaya başlanmış.

Bu gelenek hâlâ devam etmekte. Her yıl meydanda oluşan binlerce kişilik kalabalık yeni yılı gösteren meşhur ışıklı topun inişini seyreder. Times Meydanı yoğun trafiğiyle ünlü olduğu gibi taksileriyle de ünlü bir meydandır.

Central Park yapacağınız spor, yürüyüş, buz pateni, yüzme gibi etkinliklerinin en güzel mekanı. Beyzbol ve Amerikan Futbolu meraklıları burada en ünlü takımların maçlarını izleme şansına sahip olacaksınız. Hokey ve açık tenis turnuvaları da zevkle izlenebilecek etkinlikler arasında.

Biz bisikletli faytonlarla romantik bir gezi yapmıştık, bu minyatür faytonlarla tüm Central Park’ı başından sonuna kadar turlama şansınız var. Ama binerken pazarlık yapmayı unutmayın 🙂

New York’da bulunan, Fransızlar’ın Amerikan halkına hediyesi olan Özgürlük Heykeli, sadece Amerika’da değil bütün dünyada özgürlüğün simgesi olmuş bir heykel. Eyfel Kulesini yapan Gustave Eiffel tarafından tasarlanan Özgürlük Heykeli New York limanına hakim olan bölgede ve turistlerin en çok ilgisini çeken, New York’un en önemli simgesidir. Muhakkak görülmeli.

New York’un en büyük ve en renkli etnik bölgesi Chinatown’dur. Caddeleri manavlar, hediyelik eşyacılar, yüzlerce Çin Restoranı ile doludur. Ocak yada Şubat ayında giderseniz, Çin yeni yılı kutlamalarına şahitlik edersiniz.

Lüks alışveriş mağazalarının bulunduğu Fifth Avenue Caddesinde, Cartier, Fendi, Prada, Tiffany, Saks Fifth Avenue vb. gibi büyük mağazalar yer alıyor. Ayrıca New York’un gözde binalarından Trump Tower da bu cadde üzerinde.

Ama benim size önerim, New York gezinizde alışveriş yapacaksanız, ilk günlerinizi alışveriş için outlerden yana kullanın. Merkez mağazalardaki alışverişlerinizi ise son günlere bırakın. (Amerika gibi bir alışveriş cennetine gelip, alışveriş yapmamak olmaz, outlerde çok çok daha uygun fiyatlara alışveriş yapma şansınız var)

New York’un en bilinen Outleti Woodbury Common Premium Outlets. New York Merkeze yaklaşık olarak 45dk-1 saat mesafede. Sabah 10:00 da açılıyor ve oradaki mağazalardan akşam 21:00’e kadar alışveriş yapma şansınız var. Öncelikle bir araba kiralamanızı öneririm, çünkü alışveriş yapacaksanız, ara ara elinizdeki torbaları arabaya bırakma şansınız oluyor, Woodbury’e ulaşım için ikinci yol ise otobüsler, New York otobüs Garından her saat başı kalkan otobüsler mevcut, onlarla da gidebilirsiniz…

Adidas, Armani Exchange, Emprio Armani, Banana Republic, Fossil, CBG Max Azrio, Buberry, Calvin Clain, Diesel, Dior, DKNY, Dolce&Gabbana, Elie Tahari, Escade, Etro, Fendi, Gap, Guess, Gucci, J.crew, Juicy Couture, Lacoste, Micheal Kors, Polo Ralph Lauren, aks Fifth Avenue, Salvotore Ferrogamo, Tommy Hilfiger, Tory Burch, Tag Heuer, Valentino, Coach, Versage, Zegna, Tod’s… vs, Woodbury Premium Outlerts’in içerisinde barındırdığı 220 mağazadan sadece bir kaçı. (Diğer mağazalardan haberdar olmak için resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.) Tüm mağazalar outlet (sezon sonu indirim mağazası) konseptiyle hizmet verdiğinden yıl boyunca indirimlerden faydalanmanız mümkün olsa da en yüksek indirim oranlarını Ocak ayı itibariyle başlayıp Mart ayına kadar geçen sürede yakalayabilirsiniz.

Macy’s, Century 2, TJ Maxx, Marshalls ve Ross Mağazaları ise bir çok markayı ve ürünü çok çok daha uygun fiyatlarla satın alabileceğiniz mağazalar. Amacımız uygun fiyatlarla alışveriş yapmaksa, buralara muhakkak girin. Ama yok benim param var vaktim de kıymetli diyorsanız sadece 5.Cadde’de takılıp Saks Fifth Avenue ‘den alışveriş yapmanız yeterli olacaktır, içerisinde her markayı bulabilirisniz.

Şehirde alışveriş etmek isteyenler için, SoHo olarak adlandırılan yer pahalı kafelerin, sanat galerilerinin olduğu bir bölge, oraya da gitmenizi tavsiye ederim.

Broadway’de buranın en ünlü alışveriş caddesi. Kasım ayının son haftası düzenlenen indirim günleri, şehre özel düzenlenen turların zamanını da belirlemekte. Black Friday denilen indirim günlerinde, tekstilden elektroniğe kadar her şeyi yarı fiyatına almanız olası.

Alışverişin cenneti olan şehir, bazı zamanlar mağazalarda yaşanan kuyruklara sahne oluyor. Bir çok üründe indirimin oranı abartılarak, yüzde 90’a kadar çıkabiliyor. Kaçırmamanız gerekiyor…

Bu zamanların dışında Broadway ve birçok bölgesinde, her türlü ürünü bulabilir, özellikle elektronik aletleri ucuza alabilirsiniz.

Ayrıca batı kısmı Greenwich Village, doğu kısmı ise, East Village olarak anılan Village bölgesinde, gündüz antikacılardan, çeşitli aksesuarlar satan mağazalardan alışveriş keyfi yaparken, geceleri ise caz ve blues gösterilerinin en güzel örneklerine şahit olabilirsiniz.

SoHo ve Village yöresinde dolaştıktan sonra Tribeca bölgesini de ihmal etmeyin. Alışveriş yerleri ve sanat galerilerinin bulunduğu bölge, birçok ünlünün de yaşadığı yerlerden.

New York, Sonbahar ve İlkbahar aylarında bir çok kutlama ve Festivale ev sahipliği yapan bir şehir. Paskalya zamanı yapılan geçit törenleri ve Şükran gününde yapılan geçit törenleri efsane bir şölene imza atıyor. Ben özellikle Şükran Günü yapılan Macy’s geçit töreninde şaşkınlığımı gizleyememiştim 🙂

Henüz yorum yok.

Ne düşünüyorsun?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir