Gezdim Gördüm ‘BEYRUT’

by

Beyrut denince çoğu insanın aklına, karışıklık ve savaş geliyor. Çünkü 1970’lerde başlayıp yaklaşık 20 yıl süren iç savaş, ülkeyi adeta durma noktasına getirmiş. Hatta şehri gezerken bir çok binada savaşın izlerini görebiliyorsunuz. Ama detaylı bir şekilde gezmeye başladığınız zaman çoğu zaman kendinizi bir Avrupa şehrinde gibi hissediyorsunuz.

Lübnan Türk vatandaşlarından vize istemiyor, bu nedenle pasaportunuzu ve uçak biletinizi alıp vizeyle uğraşmadan Beyrut’a gidebilirsiniz. Beyrut’u dolu dolu gezmek için 2 tam gün yeterli ama hazır gitmişken yakın civardaki diğer şehirlerine de bakayım derseniz, 3-4 güne ihtiyacınız olacak.

Lübnan’ın başkenti Beyrut, gerek güzelliği, gerekse gelen turist sayısı ve renkli gece hayatından dolayı yıllardır Ortadoğu’nun Paris’i olarak adlandırılıyor. Kötü günleri geride bırakmayı hedefleyen Beyrut, son yıllarda adeta küllerinden yeniden doğuyor. Savaş sonrası kurşunlanan hatta bombalanan binalar tekrar yapılandırılıyor. Ülkeye yapılan uçuş ve ülkeye gelen turist sayısı her geçen gün daha da artıyor.

Beyrut, Müslümanların, Hristiyanların ve diğer dinlere mensup kişilerin, barış içinde beraber yaşadıkları nadir yerlerden… Ülkedeki son nüfus sayımına göre ise dağılım şu şekilde; Müslüman nüfusu % 54, Hristiyan nüfusu % 40.4, Dürzi nüfusu % 5.6

Birçok kültürün ve dinin bir arada olduğu Beyrut’da cami ve kiliseleri yan yana göreceksiniz.

Tarihi MÖ 15. yüzyıla kadar dayanan tarihi bir şehir olan Beyrut, uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin de vilayeti olmuş.

Günlük turlarla yada araba kiralayarak yakın yerleri gezebilirsiniz. Ama benim önerim taksi, çünkü Beyrut’da ulaşım taksiyle çok çok daha kolay. Beyrut’da ki taksilerde, taksimetre bulunmuyor. Bu yüzden binmeden önce pazarlık yaparak binmenizi öneririm.

Bedrettin Sarayı, Lübnan Köyü Deir El Kamar, Jeita Mağarası, Harissa Tepesi ve Byblos’a da gidebilirsiniz. Solidere, Büyük Serail, Osmanlı Saat Kulesi, tarihi kilise ve camiler, Roma döneminden kalıntılar, Ulusal Parlamento Binası turistlerin en çok ziyaret ettiği bölgeler arasında.

Beyrut’ta konaklama alternatifleri oldukça fazla, otel konusunda sıkıntı çekeceğinizi sanmıyorum. Ama turist olarak gittiğiniz için şehir merkezinde (downtown) kalmanız sizin için çok rahat olacaktır. Böylelikle hem zamandan hem de ulaşım maliyetlerinden kazançlı çıkmış olursunuz, her yere rahatça yürüyebilirsiniz. Beyrut’ta konaklama için size iki bölge önerebilirim. Downtown bölgesi ve Al Hamra bölgesi. Al Hamra ile Dowbntown arası sadece 3 -4 km.

Beyrut, aradığınız her ürüne rahatlıkla ulaşabileceğiniz bir alışveriş imkanı sunuyor. Hermes, Chanel, Rolex gibi Lüks mağazalardan açık hava pazarlarına kadar, her keseye uygun seçenekler bulunuyor. Alışveriş merkezleri de oldukça fazla. Beirut Souks yeni yapılan Downtown yani Solidere bölgesinde. En iyi markaları bu alışveriş merkezinde bulabilirsiniz.

Kent içindeki halk pazarları, Souk el Tayeb organik pazarı, Sunday Çarşısı hem hediyelik eşyalar hem de ihtiyacınız olan ürünleri bulabileceğiniz ayrıca antikalar, süs eşyaları, takı tasarımları ve mücevherlere de ulaşabileceğiniz popüler pazarlar. Özel tasarım butikleri de hem yerli halka hem de turistlere hitap ediyor.

Özel baharatlar, çeşitli otlar, kuru baklava Beyrut’tan dönerken mutlaka çantanızda olmalı.

Şimdi biraz Beyrut’da gezebileceğiniz çeşitli yerlerden bahsedelim..

Harissa, Beyrut’un Osmanlı Vilayeti olduğu zamanlarda şehirdeki hristiyan halkın isteklerini yerine getirmek için bütün kiliseleri bu bölgeye yapıyorlar. Devasa Meryem Ana heykelinin de bulunduğu Harissa bölgesi teleferikle çıkıp bütün sahil şeridini izleyebilirsiniz. Muazzam bir manzarası var.

Raouche, Akdeniz sahilinde yer alan bölge, şehrin en şık yerleşim bölgesi. Pigeon (Güvercin) Kayaları, Corniche sayfiyesi, lüks evler ve kafeler, dağ ve deniz manzarası bu bölgenin oldukça popüler olmasını sağlıyor. Güvercin Kayaları, Beyrutlular için büyük bir önem taşıyor. Aynı zamanda şehrin en önemli simgelerinden biri.

Keserwan, Beyrut’a yaklaşık 20 kilometre mesafede, Jeitta Grotto Mağaraları’nın bulunduğu bölge. İçinde fotoğraf ve video çekimi yapılması yasak olan, sarkıt ve dikitlerden oluşan mağaraların, sadece 1700 metrelik bölümü dolaşılabiliyor. Mağara, pazartesi günleri kapalı. Diğer günlerde ise 09.00-17.00 arası açık. Giriş ücreti 18.000 LBP (Yaklaşık 40 TL) Bu fiyata iki mağaraya giriş ve teleferik ücreti dahil. İçerisi yaz aylarında bile çok soğuk oluyor. Yanınızda uzun kollu bir hırkanız olsun. İçerisi byüleyici, mutlaka görülmeli.

Achrafiyeh, 19. yüzyıldan kalan malikaneleri, alışveriş merkeziyle şehir halkının en çok tercih ettiği bölgelerden biri.

Baalbek, Beyrut’tan yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta bulunan, Unesco Dünya Tarihi listesinde yer alan Roma tapınağının bulunduğu bölge. Buradaki yıkılan Jüpiter ve Venüs tapınakları ve Bacchus tapınağı mutlaka görülmeli. İster araba kiralayarak isterseniz de taksiyle gidebilirsiniz. Taksiye binmeden önce yine sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın.

Kilometrelerce uzunluğundaki Corniche (Korniş) büyük oteller, konut olarak kullanılan gökdelenler, kafeler ve plajlarla şehrin en hareketli yerlerinden biri. Koşan, yürüyen, balık tutan, oturup denize bakan insanlar, çeşitli yiyecekler satan sokak satıcıları ile dolu Corniche, Beyrut’un en güzel yerlerinden biri. Gece ışıklı hali de görülmeye değer güzellikte.

Ksara, Şaraplarıyla tanınan bir bölge, Ksara Şatosunu ziyaret ederek ve Ksara Şarap mahsenini ziyaret ederek, ülkeye özgü nefis şarapların tadına bakabilirsiniz. 2012 senesine ait kırmızı şarap bulursanız muhakkak alın, o senenin üzümleri çok iyi olduğu için 2012 şaraplarının da tadı bir başkaymış.

Ayrıca içeri de yemek yiyebileceğiniz bir restoran da mevcut. Mahsen gezisinden sonra yemek yiyip şarap keyfi yapabilirsiniz.

Beyrut’un en çok turist çeken noktalarından birisi de Nejmeh Meydanı’ndaki Osmanlı Saat Kulesi.Nejmeh Meydanı söylenenlere göre iç savaş zamanında yerle bir olmuş ama savaştan sonra tekrar eskisi gibi tasarlanıp inşa edilmiş. Meydana araçların girmesi yasak ve meydana açılan tüm sokaklar askerlerin kurduğu barikatlar tarafından kapatılmış durumda. Hristiyan bölgesinde bulunan meydan ve binaların mimarisi insana kendisini Beyrut da değil de Avrupa’nın herhangi bir şehrindeymiş gibi hissettiriyor.

Beyrut’un 40 km kuzeyinde bulunan antik liman kenti Byblos, Unesco tarafından dünya mirası listesinde yer alıyor. Burası aynı zamanda dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri. Byblos kalesini gezdikten sonra, küçük tarihi çarşıyı gezebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.

Beyrut Ulusal Müzesi, kenti ziyaret eden yabancı turistlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden. Bina Lübnan Savaşı sırasında ciddi bir hasar görmesine rağmen şu an oldukça bakımlı ve sağlam. Müzenin giriş katında mozaikleri ve büyük boyutlardaki taş eserleri göreceksiniz. Lübnan Ulusal Müzesi, Şam sokağında yer alıyor. Müze pazartesi günleri hariç her gün saat 09.00-17.00 arasında açık. Giriş ücreti 5.000 LBP (Yaklaşık 10 TL)

Beyrut, bir tarafta lüks yaşamı, diğer tarafta yoksulluğu ve farklı yaşam tarzlarını görebileceğiniz, batı ile doğunun karışımı sizi sürekli şaşırtacak farklı bir şehir. Down Town, yani nam-ı diğer ‘şehir merkezi’ yepyeni bir bölge, inanılamayacak kadar temiz ve bütün binalar çok havalı. Fransız etkisi dolayısıyla Beyrut’un bazı bölgelerindeki mimari yapı ve lüks alışveriş merkezleri Paris sokaklarını andırıyor.

Şehirdeki zenginliği hissedebileceğiniz bir diğer yer ise Zaitunay Bay. Beyrut’un müthiş marinası. Dünyanın en pahalı tekneleri ve arabaları adeta havada uçuşuyor.  Hayat böyle bir şey, bir yanda fakirlik diğer yanda zenginlik… İkisini bir arada yaşayan şehirlere bir örnek de Beyrut. Zaitunay Bay Marinada gerek gündüz gerekse gece şık restoran ve kafelerinde keyifli yemekler yiyebilir, nargilenizi alıp denizin ve havanın tadını çıkartabilirsiniz.

Beyrut da gece hayatı İstanbul’u aratmayacak cinsten. Şehirde yaşayan Hristiyanların çoğunlukta oluşu, gece hayatına yansımış. Beyrut’da gece eğlenceye doymak istiyorsanız gideceğiniz yere önceden rezervasyon şart. Aksi taktirde tıklım tıklım dolu olan mekanlarda yer bulmanız çok zor.

SKYBar Beyrut’un en hit yerlerinden biri, gittiğimizde önünde kuyruk vardı. Yüksek sesli müzikten ve danstan hoşlanıyorsanız doğru nokta SKYBar. Avrupa’da bir çok kez yılın eğlence mekanı ödülü almış. gece saat 00:30’dan sonra açıldığını söylemeden geçemeyeceğim.

Şehir merkezine ulaşımda ve şehir merkezinde ulaşımda, tek seçeneğiniz Taksi. Havalimanından merkeze yaklaşık 15,000 Lübnan Lirası’na ve şehir içerisinde ulaşımlarda ise, genelde 5,000 Lübnan Lirası’na ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Normal taksiler olmakla beraber, her yerde korsan taksilerde göreceksiniz.

Henüz yorum yok.

Ne düşünüyorsun?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir